NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE,  TÜRKİYE CANIM FEDA SANA,  www.sureindir.de.to ve www.bilgeadam.net.tc Made in by BilgeAdam ADNAN ÖZTÜRK Sunar..

            AKÇAKESE KÖYÜ KİŞİSEL SİTEMİZ GÜDÜL ANKARA bir BilgeAdam Tasarımıdır.

AKÇAKESE den RESİMLER,  www.akcakese.de.to ve www.bilgeadam.de.to Siteleri, bir BilgeAdam Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Sunar....AKÇAKESE den RESİMLER,  www.akcakese.de.to ve www.bilgeadam.de.to Siteleri, bir BilgeAdam Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Sunar....AKÇAKESE den RESİMLER,  www.akcakese.de.to ve www.bilgeadam.de.to Siteleri, bir BilgeAdam Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Sunar....AKÇAKESE den RESİMLER,  www.akcakese.de.to ve www.bilgeadam.de.to Siteleri, bir BilgeAdam Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Sunar....www.ergenekon-destani.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK, Vurun Vatansız Adileri
 



© Copyright 2006/2012,bu Site BİLGEADAM Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Kuruluşudur BİLGEADAM ADNAN ÖZTÜRK Tasarlamıştır. Web Tasarım: BİLGEADAM SİTE KAYITLARITÜRKLÜĞÜN DOĞUŞU ERGENEKON DESTANI SİTESİGEZGİNLERSİTENİZİ ARAMA MOTORLARINA WEB'E KAYIT EDER, Search Engine Optimization and SEO ToolsBAKTUBE SİTELERİBAYRAK SİTESİTÜRKBİRDEV TÜRKBİRLİĞİTÜRKİYEMbyAdnan SİTESİNE GİDER...BİLGEADAM SİTELERİN SİTESİNE GİDER...DİNİMİ ÖGRENİYORUM, www.dinayetim.tr.gg ve www.dinayetim.npage.de Siteleri ile, bir BİLGEADAM Adnan Öztürk Tasarımıdır.AKÇAKESE KÖYÜ AGA DERNEĞİ WEB SİTESİ. AKÇAKESE-GÜDÜL-ANKARA-TÜRKİYE.SGK- EMEKLİ ÇALIŞAN LAR İÇİN BİLGİ EDİNME SİTESİ...Site ekle arama motoru link pagerank hit kayıt..PagebossÖZEL HABER SİTESİ



 
Akçakesem Menüye Hoşgeldiniz...
Akçakesem için
Hakkımızda
Muhtarlarımız
Akçakese-Ankara Tarihçesi
GEZ GÖR AKÇAKESE ÜZÜM ŞIRASI
Akçakese Telefonları
Akçakese Tarihi
Resimler 2009, ve Sazak Yolu Yapımı 04
Resimler 2006-2008. 03
Akçakese Resim Galeri Slayt 01
Akçakese Resim Galeri Slayt 02
Resimler-05
Resimler-06
Resimler-07
Akçakesedeki Madenler
Wikipedia'da Akçakese
Microsoft'dan Akçakese
Google de Akçakese
Yahoo'dan Akçakese
Haritada Akçakese
Harita'da Akçakese
Akçakese'ye Ulaşım
Türkiyemizin Harikaları
Türkiye Haritası
Ankara Kızılay Vidiosu
Güdül Tarihçesi
Güdül Haberleri
Güdül Tarihi Vidiosu
Belediyeler.net
Görseleğitim-Ödev
Tıkla, seçmen bilgilerini kontrol et !
CANLI LİG TV CANLI
Bedava-Sitem.com da Nasıl Sayfa Yapılır
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
İletişim
Ziyaretçi defteri
Ağaç Aşısı Nasıl Yapılır
Ağaç aşışı yapılışı
Süper Ligler Canlı Sonuçlar
SÜPER Lig Sezon 2009-10
Müzikler Tüm Sanatçılar
Müzik Klipleri-TV izle
Dailymotion adnanoe muzikler
Şehitlerimizin Anısına
Kan Uykusu
Sarı Gelin
Mehmetçik
Alparslan TÜRKEŞ'İ Dinliyelim.
Atatürk
Peygamberlerin Hayatı
Bilgisayar Dersleri
Saglık Köşesi
Güzel Sözler
Kuran'dan Ayetler Dinle
Dinimi Ögreniyorum
Allaha Giden Yol
Türkiye Evliyaları
İhaleler ve Yerleri
Şifalı Bitkiler
Eğitim-Burs Veren Kurumlar
İyibir Web-Sitesi Nasıl olmalı?
Web Master Kime denir?
Ödev Sorgulama
Gebelik ve Annelik
Kadınlar için Kadinonline.com
Yeni Trafik Kazası Tesbit Tutanağı
T.C. Akıllı Kimlik Kartı
Dillere Çeviriçi
350 Site Kayıt
Bedava Site-Blog-Hosting Kurmak
TEMA Vakfı 2b İmza Kampanyası
.
Akçakese Tarihi...
Yeni sayfanın başlığı
AramaMotor Kayıt 1
FreeWeb Kayıt
Submit Kayıt
Bayrak 1
Bayrak 2
Bayrak 3
Bayrak 4
Web Site Kurmak
Dernek Kurma
 

Akçakesem için

ALINTI FACEBOOK DAN AKÇAKESE DEN

AKÇAKESE KÖYÜ VİDİO LARINA  GİDER İYİ SEYİRLER.

AKÇAKESE KÖYÜ TARİHİ ve HAKKINDA  BİLGİLER (Uydu Görüntüleri ve Digerleri)

 ANKARA GÜDÜL AKÇAKESE KÖYÜ GÖRÜNÜM www.akcakesem.tr.gg Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

HARİTADA ANKARA-GÜDÜL-AKÇAKESE KÖYÜ  www.akcakesem.tr.gg  ADNAN ÖZTÜRK'e aittir...

 

ANKARA GÜDÜL AKÇAKESE KÖYÜ GÖRÜNÜM www.akcakesem.tr.gg Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

AKÇAKESE KÖYÜ ÜZÜMÜ, Hafize/Durmuşali Karadayı'nın İsmailköyü Bağında. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.  AKÇAKESE KÖYÜNDE BULGUR KURUTMA YUKARI MAHALLE EKİNOLUĞU MEVKİİ. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

AKÇAKESEM

Toprağına, taşına, suyuna, havasına hasretim.

Akçakesem, Köyüm, Yurdum, Ata Toprağım, Memleketim,


Kirmirine, Gındırasına, Kocabentine, Zeynapöldüsüne, Deliahmetine, hasretim.

Akçakesem, Köyüm, Yurdum, Ata Toprağım, Memleketim,

Yaylasına, Dedecamına, Göllerine, Sazagına, Çayırlarına, Dagtarlasına, Uzunkısırına, Gavurderesine, Dürmegine, Evlüderesine, Kazangülüne, Baglarına, Bozbaglarına, Koçakısırına, heryerine...
hasretim.

Akçakesem, Köyüm, Yurdum, Ata Toprağım,  Memleketim ve Herşeyim benim....

                               ADNAN  ÖZTÜRK.    Werl:22.04.2004


 

UYDU   GÖRÜNTÜLERİ
[Live'den AKÇAKESE]    [Yahoo'da AKÇAKESE]   [Google'de AKÇAKESE]  [Harita Türkçe Bilgi'de AKÇAKESE]  [Wikipedia'da AKÇAKESE Bilgileri]  

AKÇAKESE ve AKÇAKESELİ KİŞİSEL SİTELER
ve Kardeş Siteler Kaymakamlıklar Belediyeler

[GÜDÜL KAYMAKAMLIĞI] Güdül Kaymakamlığı Resmi Sitesi
[GÜDÜL BELEDİYESİ] Güdül Belediyesi Sitesi

[BEYPAZARI KAYMAKAMLIĞI] Beypazarı Kaymakamlığı Resmi Sitesi
[BEYPAZARI  BELEDİYESİ] Beypazarı Belediyesi Sitesi

[AYAŞ  KAYMAKAMLIĞI] Ayaş Kaymakamlığı Resmi Sitesi
[AYAŞ  BELEDİYESİ] Ayaş Belediyesi Sitesi

[KIZILCAHAMAM KAYMAKAMLIĞI] Kızılcahamam Kaymakamlığı Resmi Sitesi
[KIZILCAHAMAM BELEDİYESİ] Kızılcahamam Belediyesi Sitesi

[KAZAN KAYMAKAMLIĞI] Kazan Kaymakamlığı Resmi Sitesi
[KAZAN  BELEDİYESİ] Kazan Belediyesi Sitesi

HARİTADA GÜDÜL, AKÇAKESE KÖYÜ, www.akcakesem.npage.de Sitesi BİLGEADAM ADNAN ÖZTÜRK Sunar HARİTADA ANKARA VİLAYETİ GÜDÜL, AKÇAKESE KÖYÜ, www.akcakesem.npage.de Sitesi BİLGEADAM ADNAN ÖZTÜRK Sunar HARİTADA YABANABAD KAZASI 1840 DA KIZILCAHAMAM, AKÇAKESE KÖYÜ, www.akcakesem.npage.de Sitesi BİLGEADAM ADNAN ÖZTÜRK Sunar

 

 AKÇAKESE KÖYÜNDE TARİHİ YAZILI TAŞ, AŞAĞI MAHALLE ÇEŞMEDE. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.  RAHMETLİ MUSTAFA AYGÜN C.C MEKANINI CENNET EYLESİN, ve ADNAN ÖZTÜRK. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

 AKÇAKESE KÖYÜ SAKINLERİNDEN DURSUN DEMİRAY. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.  AKÇAKESE KÖYÜ KİRAZI, RAHMETLİ ŞADİ ÖZTÜRKÜN BAĞINDA. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

 AKÇAKESE KÖYÜ CEVİZİ, RAHMETLİ ŞADİ ÖZTÜRKÜN BAĞINDA. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.  AKÇAKESE KÖYÜ CAN ERİĞİ, RAHMETLİ ŞADİ ÖZTÜRKÜN BAHÇESİNDE. www.byadnan.npage.de Sitesi Sunar, bir BİLGEADAM Kuruluşudur.

 

 

Ankara 3 Gün Hava Durumu
ANKARA 3 GÜN HAVA DURUMU
     
Web Tasarım: bu Site BİLGEADAM Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Kuruluşudur BİLGEADAM 
HADİS:''Bir işe sebeb olan, o işi yapmış gibidir,'' hadis şerifininde işaretininde işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temmenni ediyoruz, Bizlere bir C.C Razı Olsun demeniz yeterlidir.''En Hayırlınız İnsanlara yardım edeniniz,''  


AKÇAKESE KÖYÜ TARİHÇESİ
Ankara’nın önemli bir merkez olmasında coğrafi konumunun çok büyük önemi vardır. Asya kıtasının batısında bulunan ve Asya ile Avrupa’nın ortasındaki Ankara, bütün yolların kesiştiği noktada yer almaktadır. Aynı zamanda Avrupa’dan Asya’ya, Asya’dan Avrupa’ya yapılan göçler sırasında ve hatta Anadolu’da doğudan batıya, batıdan doğuya, güneyden kuzeye ve kuzeyden güneye yapılan seferler sırasında sürekli uğranılan bir merkez olmuştur. Ankara’dan kuzeybatıya doğru yönelindiğinde doğal geçitler, batıya ve kuzeybatıya doğru ulaşımı sağlamıştır. Kargasekmez mevkiinden öz boyunu takip ederek, batıya doğru gitmek mümkün olmuştur. En eski dönemlerde bu çevrede yerleşimin olduğunu gösteren ipuçları bulunmaktadır. Bir yerleşimin olabilmesi için insanın temel ihtiyaçlarını karşılayacak kaynakların bulunması gerekmektedir. Bu kaynakların adı geçen coğrafyada mevcut olması burada iskanın olmasına temel oluşturmuştur. Ankara ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda elde edilen buluntular burasının tarih öncesi devirlerde iskan edildiğini göstermektedir. Bu bölgede geçen yüzyılın başlarında yapılan kazılarda, Uzağıl Mevkii, Maltepe civarı ve Çubuk Vadisinde buluntular ortaya çıkarılmıştır. Atatürk Orman Çiftliği yakınlarında da tarih öncesi dönemlere ait buluntular ele geçirilmiştir. Ankara kalesi civarındaki buluntularda tarih öncesi dönemde burada bir yerleşimin olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Ergazi, Bağlum ve Güdül çevresinde de tarih öncesi dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Bakır çağında Ankara ve çevresi büyük önem kazanmıştır. Karaoğlan, Ahlatlıbel ve Etiyokuşu kazılarında ortaya çıkarılan yapılar, araç ve gereçler bu dönemde Ankara ve çevresinin önemli bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Ankara ve çevresinde köylerin kurulduğu, hayvanların büyük bir bölümünün evcilleştirildiği, tahıl ekiminin yapıldığı ve kısmen dokumacılık ile uğraşıldığı anlaşılmaktadır. M.Ö II bin yılın başlarında Asurlu tüccarlar Orta Anadolu’ya kadar gelerek, ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu dönemde tüccarların nereye kadar ulaştıkları tam olarak bilinememektedir. M.Ö II. bin yılın başlarından, Hititler’in Anadolu’ya geldikleri döneme kadar süren Asur Ticaret Kolonileri devrini takiben Hititler Orta Anadolu’ya gelerek Hattuşaş (Boğazköy) merkez yapmışlar ve hakimiyet sahalarını kısa bir zamanda genişleterek, Ankara ve çevresine de hakim olmuşlardır. Hitit devleti yıkıldıktan sonra orta ve yukarı Sakarya havaisinde yaşayan Frigler zamanla daha geniş coğrafyaya yayılmışlardır. M.Ö IX yüzyılda Gordion (Polatlı-Yassıhöyük) merkez olmak üzere, Orta Anadolu’da Ankara ve çevresini de hakimiyet sahası içerisine almışlardır. M.Ö VII. Yüzyılın sonlarına doğru Kafkaslardan Doğu Anadolu’ya giren Kimmerler Orta Anadolu’ya yönelmişlerdir. M.Ö VII. Yüzyılın ilk yıllarında Kızılırmak havzasına kadar ulaşmışlardır. M.Ö VII. Yüzyılın ilk çeyreği içerisinde Frigler’in başkenti Gordion’u tahrip etmişler, Frig devletinin yıkılmasını sağlamışlardır. Frigler’in bulunduğu coğrafyaya dolayısıyla Ankara ve çevresine de belirli bir süre hakim olmuşlardır. Pers hakimiyeti döneminde ticaret ve posta yolu olarak kullanılan Kral Yolu Ankarayı önemli bir konaklama yeri ve ticaret şehri durumuna getirmiştir. Pers hakimiyeti Makedonyalı Büyük İskender’in Anadolu’ya gelişine kadar devam etmiştir. İskender M.Ö 333 yılında Ankara’ya gelmiştir. Doğudan batıya, batıdan doğuya geliş-gidişlerde Kral yolu kullanılmıştır. Bu kral yolu ya da onun bir kolunun öz boyunu takip ederek gittiği muhtemeldir. Büyük İskender’in Anadolu’da hakimiyet kurduğu dönemden sonra Galatlar’ Roma İmparatorlğu doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmasından sonra şehir Bizans hakimiyetine geçmiştir. İslam orduları ise, Hz. Muhammet’in “Elbet Konstantiniye (İstanbul) fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan onun askeri en güzel askerdir.” Hadisinden hareketle bu övgüye mashar olabilmek için İstanbul’a ulaşmak gayretiyle Anadolu’ya seferler düzenlemeye başlamışlardır. Bu amaçlarına ulaşabilmek için Ankara ve çevresini ele geçirmeye çalışmışlardır. Belirli bir süre şehri ellerine geçirmişler, ancak daha sonra Bizans hakimiyeti tekrar oluşturulmuştur. Ankara ve çevresinin Türk dönemi öncesi Bizans dönemiyle son bulmaktadır. Türk dönemi öncesi için araştırmaların Kirmir Çayı ve çevresi merkezli araştırılması bölgenin Türk dönemi öncesi için bir fikir verebilecektir. Köy ve çevresinde de Türk dönemi öncesine dair izler görülmektedir. Özellikle köyün güneydoğu kesiminde bazı izler dikkat çekmektedir. 2- Türk Dönemi : Ankara ve çevresinin Türklerin eline geçmesi, Türkler’in Anadolu’ya girmeleriyle bağlantılıdır. Bütün İslam şarkını elinde tutan Selçuklu sultanı Alp Arslan’ Ankara ve çevresine ulaşan Türk toplulukları Anadolu’nun diğer bölgelerinde de olduğu gibi, bu coğrafyaya yerleşmeye başlamışlardır. Anadolu’ya belirli zaman aralıklarında gruplar halinde Türk toplulukları gelmiştir. Bir arap gezginin belirttiğine göre, XIV. Yüzyılın başlarında Denizli civarında ikiyüzbin, Kastamonu civarında ise otuzbin çadırlık Türkmen kitlelerine rastlanmıştır. Buradan her çadırda ortalama on kişinin bulunduğu düşünülürse Ankara ve çevresinde XIV. Yüzyılın başları itibariyle üçyüz bin Türkmen kitlesinin varlığı sonucu çıkarılabilir. Buradan da Ankara ve çevresine gerçekleştirilen göçlerin ne denli büyük olduğu anlaşılır. Anadolu’da XIV. Yüzyıl vesikalarına göre tespit edilen 890 Oğuz boyu adı taşıyan köyden 49 tanesinin Ankara ve çevresinde olduğu bilinmektedir. Köylerden Kayı, Bayad, Yazır, Döger, Dodurga, Avşar, Kızık, Karkın, Bayındır, Peçenek, Çavundur, Çepni, Eymür, Ala-Yuntlu, Yüreğir, İğdir, Yuva ve Kınık olmak üzere 18 Oğuz boyu adı bu çevrede tespit edilebilmektedir. 24 Oğuz boyu adının 18 tanesinin Ankara ve çevresinde bulunması çeşitli Oğuz boylarının bu bölgeye yerleşmiş olduğunu göstermektedir. Özelikle Güdül, Kızılcahamam ve Çamlıdere çevresinde Bayad, Bayındır, Peçenek, Çepni, Yüreğir, Kınık, kayı, Avşar ve Kızık adı taşıyan köylerin varlığı Oğuz boylarının yerleşimini göstermek bakımından önem taşımaktadır. Oğuz boyu adı taşımayan köylerin kurucuları da çeşitli Oğuz boylarının mensuplarıdırlar. Hatta Akçakese gibi büyük köyler için bu durum karakteristiktir. Bu çerçevede öncelikle Peçenek, Bayındır, Kınık vb boy mensuplarının bu oluşuma büyük ölçüde katkı sağladıkları düşünülmelidir. Osmanlı dönemi ile birlikte artık en küçük yerleşim birimi, nüfusu, iktisadi yapısı, sosyal ve dini yapıları hakkında bilgi sahibi olabilmekteyiz. Osmanlı Devleti’nin tımar sisteminin uygulandığı eyaletlerde, nüfus ve vergilendirilebilir gelir kaynaklarını belirlemeye tahrir denilmekte olup, bilgiler tahrir defterlerine işlenmiştir. Ankara ve çevresinin tahrirlerinin ne zaman yapılmaya başladığı bilinmektedir. Mevcut belgeler incelendiğinde Fatih Sultan Mehmed döneminde, 1463 yılında tahrir yapılmıştır. Bu tarihte Akçakese Köyü’nün Yabanabad ( Kızılcahamam)’ a bağlı olduğu görülmektedir. Bu tarih itibariyle köyün hane sayısı 171 olarak kaydedilmiştir. 1530 yılında 110 hane ve 81 mücerret (daha çok bekar, vergiye tabi olmayan) 1571/1572 yılında ise 186 hane ve 126 mücerret olduğu görülmektedir. Burada mücerretleri de birer hane gibi kabul edersek, 1463 yılında 171, 1530 yılında 191 ve 1571/1572 yılında ise 202 haneden söz edebiliriz. Tahrirlerin 1463 yılından önce de yapıldığı bilinmektedir. Murat Hüdavendigar ( I. Murat) döneminde tahrir yapılmıştır. Tahrir yapılmasa bile 1463 tarihli tahrirdeki bilgilerden daha eski dönemlere ulaşılabilmekte, hatta Orhan Gazi dönemine ait bazı bilgiler tespit edilebilmektedir. Belirtilen tarihten aşağı yukarı 100 yıl eskiye gidildiğinde köyün aynı şekilde var olduğunu söyleyebiliyoruz. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, 14. yüzyılın başlarından itibaren bölgenin kuvvetle Türkleşip İslamlaştığı, Türkmen dalgalarının Ankara ve çevresini yurt tutmalarıyla açıklanabilir. Şüphesiz bu göç dalgalarından çok önce, Malazgirt zaferinden hemen 2 yıl sonra, 1073 yılında Ankara’nın Türk hakimiyetine girdiğini yukarıda belirtmiştik. Bu tarihten hemen sonra 12. yüzyılın başlarında Türk hakimiyeti Ankara’da perçinleşince, Akçakese köyü için de bir Türk iskanından söz edebiliriz. Buradan Anadolu’nun ve adeta onun kalbinde yer alan Ankara’nın Türkleşmesi ve İslamlaşmasıyla birlikte Akçakese Köyü de Türkler tarafından iskan edilmeye başlanılmıştır. Belgelerin günümüze kadar hepsinin ulaşmadığından hiç değilse, 1463 yılından başlamak üzere, Akçakese adının belgelerde zikredilmeye başladığını söyleyebiliyoruz. Önemli bir konuda Akçakese Köyü'nün bağlı olduğu Güdül ilçesinin ve ona bağlı Çağa kasabasının adlarının Selçuklu Türkleri’nin komutanlarından iki tanesinin adı olmasıdır. Yerleşim birimlerine adlarını veren bu beylerden hareketle bölgenin Türkleşmesinin 12. yüzyılın başlarına kadar gittiğini kabul edebiliriz.Şüphesiz bu oluşum yalnız Çağa ve Güdül’le bağlantılı olamayıp, bütün bölgeyle alakalıdır. Akçakese köyü ve çevresinin Türkler tarafından iskanının 12. yüzyılın başlarına kadar gittiğini delillendirmeye çalıştıktan sonra, tekrar Osmanlı dönemi belgelerinde adını sırasıyla takip edebiliyoruz. Çünkü köyün adına çeşitli zaman aralıklarında değişik belgelerde rastlanılmaktadır. Yabanabad kazası hicri 1256, miladi 1840 tarihli sayımında Akçakese Köyü’nün adına rastlanılmakta olup, köyde 59 hanenin varlığı anlaşılmaktadır. Köy nüfusundaki dalgalanmalar yeni bir takım oluşumlarla açıklanabilir. 1463 yılında 171 hane olan ve nüfusu hiç değilse ( 171x6:1026) 1000 i geçen köyün 1840 tarihinde 59 hane olması , takriben ( 59x6: 354) 350 insanın yaşaması dikkate değer bir husustur. Bu durum köyden göçlerle ve iktisadi bir takım olumsuzluklarla açıklanabilir. Bırakın 1463 yılından 1840 yılına kadar geçen 377 yıllık zamanı,30 yıllık amanda bile, büyük değişiklikler görülmektedir. Akçakese köyünde 1970li yıllarda 300 hane varken, ilkokulunda birinci sınıf iki şubeye ayrılmışken, şimdi ilkokulu kapalı, köyde ise yaklaşık 50 hanenin iskanı söz konusudur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması ve Ankara’nın başkent yapılması ile birlikte köy varlığını sürdürmüş, Güdül Ayaş’a bağlı bir kasaba iken, gelişimiyle birlikte ilçe yapılmış, böylece Akçakese köyü yeni idari taksimata göre Güdül’e bağlanmıştır. Büyük ölçüde nüfus kaybı olmakla birlikte, nasıl ki bir zamanlar Yabanabad’ ın merkezi olan Ankara, en parlak çağını Romalılar döneminde yaşamıştır. IV yüzyılın son çeyreği içerisinde doğudan batıya doğru ilerleyen Hunlar 391 yılında Roma İmparatorluğu üzerine yüklenmişlerdir. Hunların bir kolu Ankara ve çevresine gelmişlerdir. Ancak öz boyuna yayılıp yayılmadıkları bilinmemektedir. ın 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır.İslam ordularının akınları ve iç çekişmeler sonucunda iyice yıpranmış olan Bizans imparatorluğunda Türklere karşı koyabilecek fazla güç olmadığından, türkler 1073 yılında Ankara ve çevresine ulaşmışlardır. Anadolu’nun ortasında bulunan Ankara ve çevresinin Türkleşmesi ve İslamlaşması süreci de bu tarihten itibaren başlamıştır. Bu süreç Osmanlı dönemine kadar büyük ölçüde tamamlanmıştır. ın en büyük köylerinden biri Akçakese idiyse, şimdi de Güdül’ün en büyük köylerinden birisidir. Güdül’e bağlı 27 köy ( bu köylerden bazıları belde olmuştur) incelendiğinde Akçakese’nin en büyük köylerden birisi olduğu görülecektir, ama nedense birtürlü kabından dışarı çıkamamıştır köy'lüğünde kalmıştır, dışarıya göç vermiştir, 70'li yıllarda Köyün ilkokulu 5 Sınıf tam kapasite açıkken 90'lı yılların başında okumaya talebe kalmamıştır, Göç verilen yerler Ankara, Antalya, İzmit, Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Avusturalya, Rusya-Başkurtistan. Akçakese’nin Türkleşip, İslamlaşması Anadolu’nun Selçuklu Türkleri’nin eline geçmesinden hemen sonraya rastlamaktadır. Bundan böyle tamamen Türkler tarafından iskan edilen önemli bir merkez haline gelmiştir. Adına ilk kez Osmanlı dönemi belgelerinde doğrudan rastlanıldığı görülmektedir. Çünkü diğer yerleşim birimlerinin adları da ilk kez bu dönemde Osmanlı belgelerinde yer almaktadır. Öncede belirtmiş olduğumuz üzere, köydeki hane sayısındaki farklılaşmalar doğrudan vergi haneleriyle bağlantılıdır. Bir şekilde vergiye dahil edilmeyenler kayıt altına alınmamışlardır. Bu hususunda göz önünde bulundurulması gereği vardır. 1840 yılında Akçakese köyünde kayıtlı 59 hane bulunmaktadır. Bunlar vergiye tabi, arazi ve hayvanları olan hanelerdir. Ekonomik durumu iyi olmayanlar buraya işlenmemiştir. Köyün nüfusunun az olması yalnız kayıt altına alınmayanlarla ilgili değildir, şüphesiz başka yerlere göçlerin de düşünülmesi gerekir. Bütün bu gelişmelere rağmen Akçakese tarihi boyunca önemini korumuş, bölgenin tarihi ve kültürel bakımdan en kayda değer merkezlerinden birisi olma özelliğini taşımıştır. 

Bazı Alıntılar Web Tasarım:ADNAN ÖZTÜRK'ün ve  www.akcakese.net.tc   www.akcakese.tr.gg  www.akcakese.de.to     Sitesinden ve 
“Ankara Tarih ve Kültürü”, adlı Tarih Kitablarından alınmışdır.
 

 

 Güdül 
Güdül,
Ankara ilinin kuzey batısında yer alan bir ilçesidirİlçe toplam nüfusu 2007 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 10.676'dır. Bu nüfusun 3.155'i İlçe merkezinde, geri kalan kısmı ise köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Güdül İlçesi, 4 belediye ve 23 köy olmak üzere toplam 27 yerleşim biriminden oluşmuştur.
Tarihi: Yapılan araştırma ve incelemelerde Güdül çevresinde tarih öncesi çağlardan beri yerleşildiği nlaşılmıştır.İlçe yakınından geçen Kirmir Çayı boyunca kayalara oyulmuş mağaraların
Etiler'e (M.Ö. 2000) ait olduğu sanılmaktadır. Daha sonra Frigler (M.Ö. 8. yy) bu yörede hakimiyet sürmüşlerdir.
İn-Önü denilen bu mevkideki mağaralarda haç işaretlerine rastlanmış, Romalılarca Hıristiyanlığın yayılması sırasında buraların mesken edildiği anlaşılmıştır. Daha sonra Bizanslıların yaşadıkları sanılmaktadır.
1071 tarihli Malazgirt Zaferi ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış, Güdül ve çevresi Anadolu Selçukluları'nın idaresine geçmiştir. İlçe, Anadolu Selçuklu hükümdarlarından I. Mesut'un eniştesi ve Ankara Emiri olan Şehabüldevle Güdül Bey tarafından şimdiki yerinde, tahminen 850 yıl evvel kurulmuş olup, 1 Eylül 1957 yılına kadar Ayaş ilçesine bağlı bir nahiye iken aynı yıl 7030 sayılı Kanun ile ilçe olmuştur.
Coğrafi Konumu
: İlçenin yüzölçümü 419 km²'dir. Denizden yüksekliği 720 metredir.
Karasal iklim tipi görülmektedir. Kışları soğuk yazları ise sıcak olup az yağış almaktadır. İlçe yıllık olarak 506 mm yağış almaktadır. Yağışlar genellikle ilkbahar ve sonbaharda düşmektedir. En yüksek sıcaklık (+30,+35) derece, en düşük sıcaklık -10,-20) dereceleri arasındadır. Arazi yapısı oldukça dağlık olan İlçede, az miktarda tarıma elverişli toprağa can veren ve Sakarya Nehri'nin bir kolu olan Kirmir Çayı, Suvari Çayı ve İlhan Çayı geçmektedir. Ankara'ya 90 km olan Güdül'ün komşuları 32 km Ayaş, 33 km Beypazarı, 60 km Çamlıdere, 60 km Kızılcahamam ve 93 km Kıbrıscık'tır. Nüfus: İlçenin nüfusu 2007 genel nüfus sayımına göre 10.676'dır. Bunun 3.155'i ilçe merkezinde, geri kalan kısmı ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe, merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 3 belde ve 23 köyden oluşmaktadır. Özellikle yaz aylarında tarımla ğraşanlar hasat kaldırmak için, akrabalarını görmek için ilçeye geldiklerinden nüfus artar.

Ankara Haritası Güdül belde ve köyleri Türk Bayrağı

İl: Ankaraİlçe Merkezi: Güdül
Beldeler: ÇağaSorgunYeşilöz
Köyler:
AdalıkuzuAfşarAkbaşAkçakeseBoyalıÇukurörenGaripçeGüzelHacılarKadıobasıKamanlarKaracaörenKavaközüKayıKırkkavakMeyvabüküÖzçaltıÖzköySalihlerSapanlıTahtacıörencikTaşörenYelli

  
İlçenin kuzeyinde ve Sorgun Köyü yöresinde bulunan orman alanı ile bu alan içerisinde yer alan gölet doğal zenginliklerdendir.. Kirmir Çayı Vadisi'nde kayalara oyulmuş İn-önü mağaraları, Çağa Kasabası'nda bulunan Roma Tümülüsü, Kavaközü Köyü'nde bulunan Samutbali Türbesi ve Tekke mevkisinde Kasım Baba Türbesi ilçenin kültürel zenginlikleri arasındadır. Ayrıca Kamanlar Köyü'nde Şehit Tolga Akpınar Parkı görülmeye değer yerlerindendir. Merkezdeki 20 adet leblebi imalathanesinden Türkiye’nin her yerine leblebi gönderilmektedir.

 İlçenin Dogusunda bulunan Akçakese Köyü orman alanı ile dagköyü olup Yaylası, Bagları, Piknik alanları, ile şirin bir beldedir, Akçakese Güdülün uç köyü olup Kızılcahamam ilede sınırdı, Kirmir (Kiymir) Çayı Vadisinde bulunan Akçakesenin Kimir (Kiymir) Çayında bulunan Kındıra, Kanlı Kavak, Koçabent, Zeynep öldü, Deli Ahmet, Mevkileri vardır, Köyün Batısında Sazak Mevkii vardır az ilerisinde ise Dagtalla Mevkii Uzun kısır ve Gavur Deresi vardır alt kısmı ise uzunkısır mevkisidir, Sazak alt kısmında ise Kazangülü vardır, Köyün kenerları yeşillik olup Bag ve Bahçedir Üzüm Bagları vardır, Dogusunda ise Dürmek ve Evlü deresi vardır, Köyün Güneyinde Çayırlar Bozbaglar ve araziler vardır,  Yamaç ve Dag etegine kurulmuş  
 AKÇAKESE TARİHİ
:
Bölgenin Türk dönemi öncesi tarihi Ankara’nın tarihi gelişim süreci içerisinde değerlendirilebilir. Ankara, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden birisidir. Burası tarih öncesi dönemlerden itibaren önemli bir merkez olmuştur. 
Kültür
:
Köyün gelenek-görenek ve yemekleri hakkında bilgiler.
Coğrafya
:
Ankara iline 85 km, Güdül ilçesine 23 km uzaklıktadır.
İklim
:
Bölgenin iklimine bakıldığında yazlar kurak ve sıcak geçmektedir. Kışlar ise soğuk ve yağışlıdır. Kış ve yaz arasındaki sıcaklık farkı çok farklıdır. Bahar kıştan yaza bir geçiş oluşturmakta olup, bahara ilk yaz da denilmektedir. Baharla birlikte sıcaklıklar artmaktadır. Bahar ayında yağış fazla olmaktadır. Sonbahar ise, yazla kış arasında bir geçiş dönemini oluşturmaktadır. 
Muhtarlık
: Yerleşim yerinin
köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. 
Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2009 - Mehmet Kırbaş 2009- - Hasan Acar 1994-1999-2004-2009 - Şadi Öztürk 1989-1994 - Şadi Öztürk 1984
Altyapı bilgileri
: Köyde,
ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır, Okul yemek hane olarak kullanılmaktadır, ve 2010 yılı içerisinde Köy degirmeni olan kısım kadınlar lokali/yemek hane olarak inşaat edilecektir. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır herikiside 2009/2010 yılında yenilenmiştir. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi 2008 yılında hizmete girmiştir. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır, Köy içi yollar 2009 yılında genişletilmiştir, Sazak ve Bağlar mevkii ayrıyeten genişletilmiştir 2010 yılında asfaltlanacaktır, Köyün aşağı mahalle ve orta kısmı geçme taşlar döşenmiştir. internet 2008 sonu  gelmiştir. Tüm bunların yapımında emeği geçenlerden yardım edenlerden C.C razı olsun ve Köyümüze Hayırlı olsun.
 

2009--KÖYÜMÜZÜN MUHTARI MEHMET KIRBAŞ

2009 KÖYÜMÜZÜN MUHTARI MEHMET KIRBAŞ

HASAN ACAR, 1997-2009 DÖNEMİ MUHTARIMIZ

1997/2009 DÖNEMİ MUHTARIMIZ HASAN ACAR

1989-1997-DÖNEMİ MUHTARIMIZ ŞADİ ÖZTÜRK, MEKANI CENNET OLSUN...

1989/1997 DÖNEMİ MUHTARIMIZ ŞADİ ÖZTÜRK  

 

Muhtarlık 
Yerleşim yerinin
köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2009 - Mehmet Kırbaş
2004 - Hasan Acar
1999 - Hasan Acar
1994 - Şadi Öztürk
1989 - Şadi Öztürk
1984 -


Seçildikleri yıllara göre köy asil azalar:

2009 - Muzaffer Duman, Fehmi Kırbaş, Mehmet Aygün, Mahmut Çeltik, Sezai Işık.
 

Âdetler

Yapılan araştırmalar köklü bir tarihe sahip olduğumuzu gözler önüne sermektedir.
Kendi örf, adet, gelenek, görenek ve ananelerimize sahip çıkıp onları yaşatmak kültürümüzün devamlılığı için büyük önem arz etmektedir.
Günümüze kadar yaşatılan ve de yaşatılmakta olan bu adetlerimizi ölmeye terk etmek atalarımızın mirasına ihanet etmek olacağı gibi kendimize olan saygımızı ve
benliğimizi
yitirmememize sebep olacağı muhakkaktır.

1. Doğum Adetleri

Doğum Öncesi Hazırlıklar
Beşik hazırlanır.
Çocuk bezleri erimiş bal mumuna sokulur.
Çocuğu yatırmak için toprak hazırlanır.
Bazı ailelerde göbek yastığı yaparak çocuğun göbeğine çocuğu kundaklamadan önce bu yastığı koyarlardı.
Çocuğa üçüncü kundağı sarınca kemerle bağlanırdı.
Çocuğun göbeği kesilir.
Çocuk doğunca yıkanır. Daha sonra tuzlanır. Tuzlama işlemi çocuğun gözü hariç her yerine yapılır.

Ağız Açma
Çocuk anneyi emmeden önce ağzı açılır. Çocuğun ağzına şeker pekmezi verilir.

Yirminci Gün
Yirmi gece, yirmi gündüz kırk sayılır. Kırk kaşık su ölçülür. Bu su banyo suyuna eklenir. Eklenen suyla çocuk yıkanır.
Erkek çocuğun göbeği düşünce, düşen göbek caminin çoğuna konur. Camiye mutlu (camiye düşkün) olsun diye.
Kız çocuğunun göbeği ise eve bağlı olsun diye sandığa konur.

Kırk Basmak
İki tane doğum yapan anne kırk gün içinde birbirleriyle karşılaşırlarsa kırk basar diye korkulurdu. Bu arada çocuğu kırk basarsa çocuk zayıflar. Bunun çaresi çok zor olur. Çocuğu kırk basarsa çocuk mezarlığa götürülür ve mezarlıkta bir iki saat yatırılır. Bazıları da mezarlıktan getirdiği tahta saçmayla su ısıtır ve bu suyla çocuğa banyo yaptırırlardı. Bir başka adet de kaya değirmeninden getirilen suyla çocuk banyo yaptırılır.

Kırklamak
Çocuk kırk olunca (erkeklerde 40 gün, kızlarda 39. Gün) ebe çağırılır. Ebe kırk kaşık anne, kırk kaşıkta çocuk için su ölçer ve sabunla banyo yaptırır. Artan sabun, yemeni, havlu gibi hediyelerle ebeye verilir.

Ad Koyma
Çocuğun büyükbabası veya hoca çağrılır. Çocuğun kulağına ezan okunur. Senin adın ............ denir.
Daha sonra çocuğa:
"İsmine layık ol. Ömrün uzun, nasibin gür olsun. Anaya-babaya, eşe-dosta, millete devlete, hayırlı evlat ol"
diye dua edilir.

Sünnet
Sünnetçi geldiğinde tellal yüksek bir yerden bağırırdı:
"Duyduk, duymadık demeyin. Caminin önüne sünnetçi geldi. Çocuğunu sünnet ettirmek isteyen, getirsin" diye.
Sünnetçi çocuğa kuşa bak, kuşa bak derken çocuğu sünnet ederdi. Çocuk ufak ise sünnetten sonra toprağa yatırılır.

Köstek Kesmek
Çocuk yürümeye çalışınca sık sık düşer. Çocuk düşmesin diye bir ıbrığa su konur. Çocuğun iki ayağına ip bağlanır. İki kişi ellerine aldıkları ekmekle caminin etrafında
farklı yönlere
koşarlar. Koşan iki kişi karşılaşınca ekmekleri değişirler. Çocuğun yanına önce gelen ipi keser, ıbrığı alır ve çocuğun etrafında daire şeklinde döker. Önce gelene fazla para
ve yemiş verilir.

Yaş Günü
Çocuğun yaş günlerinde üç tabak hazırlanır. Tabağın birine para, birine gümüş yüzük, birine de idare veya kibrit konurdu. Çocuk parayı alırsa zengin olacak, yüzüğü alırsa
ticaret yapacak, idare veya kibriti akmasını iyi saymazlardı.

2. Düğün Adetleri

Kız İstemek
Söz Kesme
Şerbet Dağıtılması
Söz Yüzüğü
Helva Gönderme
Düğün Hazırlıkları ve Düğün
Düğünün Birinci Gün
İkinci Gün
Üçüncü Gün
Dördüncü Gün Sabahı
Düğün Duası
Gelin Ağırlaması
Gelin Kız Irgadı
Köy Elbisesi
Gelinlik
Damatlık
 

3. Ölüm Adetleri

Ölüm Anı ve Defin
Ölmek üzere olan insanın yanında kelime-i şehadet kelime-i tevhit ve sessizce tövbe istiğfar yapılır.
Öldükten sonra elbiseleri üzerinden rahatça çıkarılacak şekilde kesilir ve çıkarılır. Elbiseleri çıkarınca üstüne bir çarşaf örtülür. Üstüne de bir demir konulur
(şişmemesi için).
Yıkamak için su ısıtılır. Kadını kadın, erkeği erkek yıkar. Yıkadıktan sonra ağzına pamuk konulur.
Ölen bir kadınsa ayrıyetten bir tülbentle La ilahe illalah Muhammeden Resulullah yazılır. Göğsüne konulur. Daha sonra kefenlenir. Kadın Kefeni: Dikişsiz ve boydan iki kat
yapılır. Erkek Kefeni:Dikişsizdir. Önce yarım gömlek giydirilir. Onun üzerine dikişsiz boy kefeni sarılır. Yarım gömlek: arkası bele kadar önü diz kapaklarına kadar olan kefen.
Cenaze yıkanıp kefenlendikten sonra cenaze namazını imam kıldırır. Müezzin namazdan önce "Allah için namaza, ölü için duaya, Peygamber için salavata" der. Ölen erkek kişi ise
"er kişi niyetine", ölen kadın ise "hatun kişi niyetine" denilerek imama uyarak cenaze namazı kılınır. Namaz kılındıktan sonra ölen erkek ise tabutun üstüne havlu, ölen kadın ise
tülbent konur. Cenaze halk tarafından omuzdan omuza alınarak mezarlığa kadar taşınır. Cenaze taşınırken tövbe istiğfar yapılır ve cenazenin af olunması için onun iyi halleri
söylenerek dua edilir.

Ölünün 3, 7 ve 40’nın Beklenmesi
Üçüncü gün: 3 tebareke okunur.
Yedinci gün: 7 tebareke okunur.
Kırkıncı gün: 40 Yasın-i Şerif okunur.
52. gece: Bu gecede ölünün etinin kemiğinden ayrıldığına inanılır. Bu gecede Yasin-i Şerif okunarak ölünün ruhuna hediye edilir.

Devir Çevirme
- Bir aylık namaz
- Altmış bir gün oruç
- Yüz yemin
olmak üzere üç kalemde yapılır.
Bunlar için hazırlanan paraya ıskat-ı salat denir. Bu para meftanın ruhu için fakirlere dağıtılır. Bu şekilde cenazenin devri çevrilmiş olur.

4. Bayram Adetleri

Kurban Bayramı
Kurban Bayramı yaklaştığı zaman herkes imkanlarını zorlayarak kurban kesmeye çalışır. Bunun gayesi Allah rızasını kazanmaktır. Arefe günü herkes tıraş olur, banyo yapar,
kurbanlık alabilmişse kurbanlığına hizmet eder. Kurbanlığın yemini, suyunu verir. Kurbanlığa kına yakılır. Kurbana şefkatli davranılır. Kurban alışverişinde komşular birbirine
yardım eder.
Arefe günü ikindi namazından sonra mezarlığa gidilir.
Bayram sabahı erkekler camiye bayram namazını kılmaya giderler. Bayram namazından sonra cemaat dışarıda topluca bayramlaşırlar. Herkes evine gider ve kurbanını keser.
Kurban
etinin bir bölümü komşulara ve fakirlere dağıtılır. Kurban kesen aileler, kurban kesmeyen aileleri yemeğe davet ederler. Davet ederken sizde gelin bize yardım edin derler. Kurban
etiyle yemek yenir. Daha sonra aile içinde bayramlaşılır. Sonrasında ise aile büyükleri ve komşular ziyaret edilir.

Ramazan ve Ramazan Bayramı
Ramazanda komşular ve fakirler iftar vakti yemeğe davet edilir. Ramazan boyunca insanlar birbirine daha nazik ve kibar davranırlar. Yetim ve fakirlere fitre ve zekat verilerek
yardım edilir. Onların ihtiyaçları karşılanmaya çalışılır. Arefe günü ikindi namazından sonra mezarlığa ziyarete gidilir. Bayram namazından sonra topluca bayramlaşma olur.
Bu esnada küsler birbiriyle barışır. Herkes evinden yemek getirir ve köylü beraberce yemek yer.

 © Copyright 2006/2012,bu Site BİLGEADAM Tasarımıdır, ADNAN ÖZTÜRK Kuruluşudur BİLGEADAM  ADNAN ÖZTÜRK Tasarlamıştır. Web Tasarım: byAdnanoe   
SİTE KAYITLARITÜRKLÜĞÜN DOĞUŞU ERGENEKON DESTANI SİTESİGEZGİNLERSİTENİZİ ARAMA MOTORLARINA WEB'E KAYIT EDER, Search Engine Optimization and SEO ToolsBAKTUBE SİTELERİBAYRAK SİTESİTÜRKBİRDEV TÜRKBİRLİĞİTÜRKİYEMbyAdnan SİTESİNE GİDER...BİLGEADAM SİTELERİN SİTESİNE GİDER...DİNİMİ ÖGRENİYORUM, www.dinayetim.tr.gg ve www.dinayetim.npage.de Siteleri ile, bir BİLGEADAM Adnan Öztürk Tasarımıdır.AKÇAKESE KÖYÜ AGA DERNEĞİ WEB SİTESİ. AKÇAKESE-GÜDÜL-ANKARA-TÜRKİYE.SGK- EMEKLİ ÇALIŞAN LAR İÇİN BİLGİ EDİNME SİTESİ...Site ekle arama motoru link pagerank hit kayıt..


02.10.2007-31.01.2008 arası 1627 Ziyaret olmuştur) Sonrası=1 43049 ziyaretçi kişi burdaydı!
 
POLİS Radyosunu Dinlemektesiniz..

http://akcakesem.tr.gg/

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE, www.ergenekon-destani.tr.gg Sitesi Sunar... Pageboss

SÜPER TEKLİFE GELİN SİZDE ÜYE OLUN, SİZDE PARA KAZANIN,MAİL OKUYARAK, ÜYE YAPARAK...


[40 MOTORA KAYIT]

[300 Arama Motorlarına Kayıt]
DepoDepo Vip Hizmeti'ne Hoşgeldiniz

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE,Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü. ULU HUN KAĞANLIĞI,Yüzde Yüz Türk Olduğun Gün Cihan Senindir..

www.adnanoe.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez,
www.adnanoe.tr.gg Sunar ADNAN ÖZTÜRK DEN SEVGİLERLE 29.09.2008
Atatürk Diyorki...
"Hepiniz milletvekili
olabilirsiniz,
bakan olabilirsiniz..
Hatta
cumhurbaşkanı
olabilirsiniz.
Fakat sanatkar
olamazsınız."
byAdnanoe

Türkiye Hava Durumu
Web Tasarım: byAdnanoe

Surftipp: Flashseiten
BOLindir kişisel siteler
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=